Risk zekasına sahip kurum olmanın 9 ana ilkesi |
Geçtiğimiz günlerde “Risk Zekasına Sahip Kurum olmanın 9 ana ilkesi” çalışmasını yayınlayan Deloitte, Kurumsal Risk Yönetimi alanındaki çalışmalarına bütün dünyada büyük ilgi gören Apollo 13 risk simülasyonu eğitimini da kattı. Risk Zekasına Sahip Kurum olmanın 9 ana ilkesi, kurumlarda yönetim kurulu, üst düzey yöneticiler ve diğer kritik departman yöneticilerinin risk yönetimi eğitimlerinin ana çıkış noktası olarak değerlendiriliyor.
12 Ekim 2009 –Deloitte, Kurumsal Risk Yönetimi alanında yaptığı yayınlara bir yenisini daha ekledi. Deloitte’un hazırladığı “Risk Zekasına Sahip Kurum olmanın 9 ana ilkesi” başlıklı çalışma, kurumların risk yönetimi alanındaki zayıflıklarına ve açıklarına dikkat çekerken, yöneticilerin dikkat etmesi gerekli öncelikli unsurları mercek altına alıyor. Deloitte uzmanları, çalışmada risk yönetiminin ana bileşenlerinin altını çizerken risk yönetiminin sektörel ve yasal zemine bağlı olarak veya kurumların olgunluk düzeyine göre farklılaşan boyutlarına da vurgu yapıyor. Örneğin, riske hazırlıklı kurumun uyması gereken temel kurallar, enerji ve finans sektöründe en az 10 yıldır tartışma konusu olurken, birçok sektör kurumsal risk yönetimi ile yeni tanışıyor.
Deloitte Türkiye Kurumsal Risk Hizmetleri Sorumlu Ortağı Oktay Aktolun, yayınlanan çalışma ile ilgili olarak şunları söyledi:
“Dünyada son dönemde küresel kriz sırasında yaşanan olaylara baktığımızda enerji ve finans endüstrilerinde büyük şirketlerin dahi bazı anlık gelişmeler karşısında çok da hazırlıklı olmadığını gördük. Mortgage krizi zincirleme etkisiyle şirketlere milyarlarca dolar zarar yazarken, Katrina kasırgası gibi büyük doğal olaylar sonucunda ortaya çıkan zararların hiç değilse bir kısmının önlenebileceği sonradan anlaşıldı. Deloitte’un yaptığı çalışmanın da ortaya koyduğu gibi böyle durumlarda olası risklerin zincirleme etkisi ya küçümsendi veya ihmal edildi. Genelde böyle felaketlerin boyutu konusunda varsayımlar abartılırken, kestirme çözümler hakim olmaya başlar. Eskimiş olağanüstü durum senaryoları ortaya çıkan felaketin yükünü kaldıramayabilir ve bazı yaşamsal konularda şeffaf olunması gerektiği unutulur. Olağan dönemlerde risk yöneticilerinin kurumsal gerçeklerden uzak tutulması da bu tür felaketleri tetikleyen bir başka unsurdur.”
Çevreden gelen ön tepkilere kulak asmayan yöneticilerin kurumsal risk yönetiminin önünde ciddi engeller oluşturduğuna dikkat çeken Aktolun sözlerine şöyle devam etti: “Deloitte olarak Risk Zekasına Sahip Kurum başlığı altında topladığımız çalışmalarımızı bu yıl çok özel bir eğitim programı çerçevesinde müşterilerimizle paylaşmaya hazırlanıyoruz. Deloitte’un yurt dışında yöneticiler tarafından büyük bir ilgi gören “Apollo 13 Risk Simülasyonu” eğitimini önümüzdeki günlerde Türkiye’de de gerçekleştirmeye karar verdik.”
Deloitte’un her seansını sınırlı düzeyde bir katılımcı kitlesiyle gerçekleştireceği bu simülasyon ile katılımcılar, Apollo 13 uzay aracını kontrol eden yer kontrol ekibinin görevlerini üstlenerek, takım çalışması, karar alma, tüm risklere karşı önlem alacak şekilde çalışma yöntemlerini belirleme, iş sürekliliğini sağlama ve riskleri ortadan kaldırma hedeflerine ulaşmaya ve Apollo 13’ü güvenli bir şekilde yeryüzüne indirmeye çalışacak. Apollo 13 Risk Simülasyonu, Deloitte’un önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği Risk Zekasına Sahip Kurum eğitimlerinin bir parçası olacak.
Deloitte uzmanlarının hazırladığı çalışmada yer alan temel ilkeler, risk yönetiminin en önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Deloitte, kurumsal açıklığın, risk yönetiminde en önemli unsur olduğuna dikkat çekerek Risk Zekasına Sahip Kurum olmanın 9 ana ilkesi’nin yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler ve diğer kritik bölüm yöneticileri açısından bu konuya giriş için iyi bir başlangıç noktası olduğunu ifade ediyor.
İşte Risk Zekasına Sahip Kurum olmanın 9 ana ilkesi:
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, 140 ülkede, 165 bin personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte’un dünya çapında cirosu 27,4 milyar dolardır.
İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Dünyanın en büyük şirketlerinin yarıdan fazlasına ve büyük ulusal teşebbüslere, kamu kurumlarına, ulusal devlere ve küresel çapta hızla büyüyen şirketlere hizmet veren Deloitte, birçok gelişmekte olan pazarda da liderliğini sürdürmektedir.
Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul, Ankara ve İzmir’de 900’ü aşkın çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte Türkiye’de kurumsal finansman, denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal risk alanlarında hizmet vermektedir.