 Deloitte Türkiye'nin bu raporunda, gelişmiş ülkelerdeki ve Türkiye’deki sağlık hizmetleri karşılaştırılarak, Türkiye’de sağlığa eşit erişim, yüksek hizmet kalitesi ve kaynakların etkin kullanılması için yapılması gerekenler araştırıldı. Raporda Dünya Bankası’nın, halen % 71,6’sı devlet tarafından yapılan sağlık harcamalarının yılda %15 artacağını tahmin ettiği hatırlatılarak, Türkiye’nin kaynaklarını israf etmeden en etkin bir şekilde kullanmasının giderek daha önemli hale geldiği kaydedildi. Rapora göre, özellikle sosyal güvenlik sistemindeki sorunlar nedeniyle sağlık alanında kaynaklarını etkin kullanamayan Türkiye son yıllarda bu alanda önemli adımlar attı. Deloitte Türkiye’nin raporunda bu adımlar şöyle özetleniyor: - 1 Haziran 2003’ten itibaren kamu çalışanlarının özel sağlık kuruluşlarında da tedavi edilmelerine imkan verilmesi,
- 2004 yılında geçilen ilaçta “Referans Fiyat” uygulaması,
- 2005 itibarıyla, “Sağlıkta Dönüşüm” reformu çerçevesinde SSK bünyesindeki tüm sağlık hizmet işletmeleri ile kamu kurumlarınca işletilen sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi,
- Yine 2005 itibarıyla, SSK’ya bağlı çalışanların reçeteli ilaçlarını anlaşmalı eczanelerden temin etmelerine olanak verilmesi,
- Mayıs 2006 itibarı ile sosyal güvenlik kurumlarının 5502 sayılı Kanun çerçevesinde tek bir “Sosyal Güvenlik Kurumu” çatısı altında bir araya getirilmesi,
- Anayasa Mahkemesi’nce verilen yürütmeyi durdurma kararı sonrasında yapılacak revizyonları takiben uygulamaya girmesi beklenilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu.
Türkiye’nin sağlık hizmetleri alanında, özellikle sosyal güvenlik reformunun ve Avrupa Birliği’ne uyum kapsamında atılacak adımların yararlarını önümüzdeki dönemde daha fazla görmesi bekleniyor.
|