Deloitte Türkiye, “Türkiye’de İnternet Kullanıcıları Medyayı Nasıl Tüketiyor?” başlıklı çalışmasında farklı nesillerin medyayı nasıl kullandıklarını tartışmaya açtı. Araştırmaya göre İnternet artık neredeyse her nesil tarafından 24 saat kullanılır hale gelmiş durumda. Araştırma, tüm yaş gruplarının, YouTube, MySpace ve bloglar gibi kullanıcılar tarafından hazırlanmış web sitelerini gittikçe daha fazla tercih eder hale gelmesine de dikkat çekiyor. Araştırma, geleneksel medyanın en temel parçası olan TV’nin ise önemini uzunca bir süre daha koruyacağına işaret etmekte. Cep telefonları ise, en popüler medya aracı olarak baş köşeye kurulmuş konumda.
25 Haziran 2008, İstanbul – Deloitte Türkiye, “Türkiye’de İnternet Kullanıcıları Medyayı Nasıl Tüketiyor?” başlıklı medya araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Nisan-Mayıs 2008’de 60 ilde 13-61 yaş aralığında 500’ü aşkın İnternet kullanıcısı ile gerçekleştirilen araştırma kullanıcıların medyayı nasıl tükettiklerine odaklanıyor. Araştırmanın en temel sonucu İnternet’in yüz yüze iletişimin yerini giderek daha çok aldığı ve kullanıcılarca neredeyse 24 saat tüketilebilir hale geldiği.
Araştırmanın dikkat çekici bir diğer sonucu ise geleneksel medya tüketimi ve Türk insanının geleneksel yaşam biçimiyle ilgili. İnternet kullanıcılarının PC karşısında harcadığı süre TV başındakini geçmiş olmasına rağmen geleneksel medya başta TV olmak üzere hala muazzam bir iletişim gücünü elinde bulunduruyor. Cep telefonları da en popüler medya aracı olarak baş köşeye kurulmuş durumda.
Gençler MP3 dinliyor, orta yaşlılar PDA kullanıyor, yaşlılar internetten haber okuyor
Araştırma, 13-24 (Y Nesli), 25-41 (X Nesli), 42-61 (Baby Boomer) yaş olmak üzere gruplandırılmış üç ayrı kuşak için yapıldı. İnternet kullanan bu yaş grupları her türlü medya aracına açık. 13-24 yaş grubu MP3 çalarlara olan ilgisiyle diğerlerinden farklılaşıyor. 25-41 aralığındaki nesil ise özellikle oyun sistemleri, konsollara ve PDA’lere diğerlerinden daha fazla ilgi gösteriyor.
42-61 yaş aralığındaki kullanıcılar ise ilk iki nesil grubundan farklı olarak İnternet’i en çok geleneksel medya içeriklerini yani yerel ve uluslararası haberleri takip etmek için kullanıyor. TV programlarını çevreleriyle en çok paylaşan bu grup aynı zamanda en çok medya aracına da sahip.
İnternet kullanıcısı artık kendi içeriğini kendisi üretiyor
Geleneksel medya kurumlarının çevrimiçi içerikleri artık karşılarında ciddi bir rakip buluyor: “Kullanıcılar tarafından üretilen içerik”. YouTube, MySpace, Flickr ve bloglar gibi bireysel içerikler üzerine kurulan sosyal paylaşım ağlarına gösterilen büyük ilgi bunun en güzel kanıtı.
Araştırma, kullanıcıların toplam vakitlerinin %45’ini kullanıcılar tarafından oluşturulmuş içeriklere ayırdığını ortaya koyuyor. 13-24 yaş aralığı dikkate alındığında bu oran %52’ye sıçrıyor. Google, Yahoo veya Arabul.com gibi arama motorları ise tüm nesillerin en çok kullandıkları çevrimiçi uygulamalar olarak göze çarpıyor.
Geleneksel yaşam biçimi gücünü koruyor
İnternet’in Türk kullanıcıları arasındaki artan gücüne karşı araştırma, geleneksel medyanın iletişim tahtını uzunca bir süre daha koruyacağını öngörüyor. Özellikle TV bütün nesillerce kabul görmeye devam ediyor. Kullanıcılar favori TV programlarına sadakatle bağlılar ve büyük bir bölümü de kitap okumak arzusuyla yanıyor.
Kullanıcıların %91’i beğendikleri TV programlarını arkadaşları, aileleri ve iş arkadaşları ile konuşuyor. Yine kullanıcıların %40’ı beğendikleri TV programlarını kaydetmek ve arşivlemek için video kayıt cihazlarını kullanırken, %32’si TV programlarını canlı olarak izlemeyi tercih ediyor. Kullanıcılara önümüzdeki yıl için en çok neyi arzuladıkları sorulduğunda ilk dört sırada %53 ile kitap okumak, %47 ile sosyalleşme, %40 ile aile akşam yemekleri, %36 ile gazete okumak gibi geleneksel olaylar öne çıkıyor.
Her şeyimiz cep telefonu oldu
Araştırma cep telefonlarının en çabuk kabul gören ve yaygınlaşan medya aracı olarak benimsendiğini ortaya koyuyor. Cep telefonları (%91), en yakın rakibi olan masaüstü bilgisayarların ve İnternet bağlantısının (%48) neredeyse iki katı daha fazla kabul görüyor.
Bunun en temel nedeni de cep telefonlarının yalnızca haberleşme için değil eğlence başta olmak üzere birçok amaç için pratik ve mobil bir şekilde kullanılabilmesi. Kullanıcıların %97’si cep telefonlarını mesajlaşmak, %74’ü resim çekmek için, %63’ü oyun oynamak için, %55’i ise MP3 dinlemek için kullanıyor.
İnternet iletişiminin özellikle yeni nesillerde yüz yüze iletişim kadar önemli bir hale geldiğini ifade eden Deloitte Türkiye Stratejik Planlama Ortağı ve Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Endüstri Lideri M. Sait Gözüm, buna rağmen geleneksel medyanın da gücünü koruduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Deloitte Türkiye’nin medya araştırması İnternet iletişiminin bütün nesiller tarafından günün her saati kullanıldığını ortaya koyuyor. Her şeyi içine alan bir medya aracı haline gelen cep telefonları da Türk insanının en çok benimsediği iletişim aracı. Bunların yanında geleneksel medya olarak ifade edilen TV, matbu kitap ve gazete de varolan iletişim güçlerini koruyor. İletişim savaşları olarak ifade edebileceğimiz bu rekabet sürecinin Türk toplumuna, ekonomisine ve kültürüne en yüksek katma değeri yaratabilecek bir şekilde örgütlenebilmesi için kurumlara ve bireylere danışmanlık hizmetleri veriyoruz. Bu çalışmanın da iletişim stratejilerinin şekillenmesinde yön gösterici olacağına inanıyoruz.”
Deloitte hakkında
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, 140’tan fazla ülkede, 165 bin personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte dünya çapında 2007 yılı cirosu 23,1 milyar dolardır.
İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Dünyanın en büyük şirketlerinin yarıdan fazlasına ve büyük ulusal teşebbüslere, kamu kurumlarına, ulusal devlere ve küresel çapta hızla büyüyen şirketlere hizmet veren Deloitte, birçok gelişmekte olan pazarda da liderliğini sürdürmektedir.
Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul ve Ankara’da 900’ü aşkın çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte Türkiye’de kurumsal finansman, denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal risk alanlarında hizmet vermektedir.