Deloitte Türkiye   Deloitte Türkiye
 
Avrupa Futbol Pazarı 2007’de 1 Milyar Euro Büyüdü
Deloitte “Yıllık Futbol Finansmanı Araştırması”nı yayınladı
Yayınlandı: 29/5/08

Deloitte Spor Endüstrisi Grubu tarafından hazırlanan “Yıllık Futbol Finansmanı Araştırması” futbolun finansal ve ticari büyümesini sürdürdüğünü ortaya koydu. Araştırmaya göre Avrupa futbol pazarının büyüklüğü 2006/07 sezonu sonunda 1 milyar Euro artışla 13,6 milyar Euro’ya yükseldi. İngiltere Premier Ligi kulüpleri toplam 2,3 milyar Euro gelir ile Avrupa Futbol Ekonomisi’nin zirvesinde yer aldı. En yakın rakibi Alman Bundesliga’yı tam 900 milyon Euro geride bırakırken maç günü, yayın ve ticari kategorilerinde en yüksek gelirlere sahip oldu. Saha başarısı ve popülerlik açısından da diğer rakiplerinin hayli önünde olan İngiliz Premier Ligi, kârlılık ve maliyet kontrolü sözkonusu olduğunda, Bundesliga’nın hayli gerisinde kaldı. Rapor, harcamaları sürdürülebilir bir maliyet tabanına oturtmanın kulüplerin saha başarısını sürdürmelerinde ve marka değerini yükseltmelerinde temel bir bileşen olduğunu vurguluyor.

29 Mayıs 2008, İstanbul- Deloitte tarafından hazırlanan “Yıllık Futbol Finansmanı Araştırması” yayınlandı. Rapora göre, futbol finansal ve ticari büyümesini sürdürüyor ve futbol ekonomisinin içinde yer almak giderek daha çekici bir hale geliyor. Araştırmada, 2006/07 sezonu sonunda Avrupa futbol pazarının 1 milyar Euro artışla 13,6 milyar Euro’ya yükseldiği ifade ediliyor. Bu rakamın 7 milyar Euro’su beş büyük Avrupa futbol ligi olan İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya ve Fransa liglerinin gelirleri toplamına ait.

İngiltere Premier Ligi, bu dev pastadan 2,3 milyar Euro toplam gelir ile aslan payını alan lig konumunda. Ardından 1,4 milyar ile Alman Bundesliga geliyor. İspanya, İtalya ve Fransa hemen bu ikilinin arkasında sıralanıyor. Rapor, bir önceki yıla göre %15’lik gelir artışı yaşayan Almanya ve İspanya liglerinin, Juventus’un 2007/08 sezonunda Serie A’ya yeniden yükselmesiyle, önümüzdeki yıllarda ikincilik için keskin bir rekabete gireceğini öngörüyor.

İngiltere Premier Ligi futbol ekonomisinin de beşiği
Futbolun doğuşuna ve yükselişine tanıklık eden İngiltere, Premier Lig ile futbol ekonomisinin de beşiği konumunda. Rapor bunun tek nedeninin, yalnızca İngiltere futbol kulüplerinin 2,3 milyar Euro gelir ile Avrupa futbol ekonomisinin zirvesinde olmadığını; saha başarısının ve marka değerlerinin de önemli etmenler olduğunu vurguluyor. Premier Lig; seyirci ilgisi, dünyadaki popülerliği, son derece modern stadyumları ve tesisleri, dünyanın en iyi oyuncularının Premier Lig hayranlığı gibi konularla da sürekli gündemde.

İngiltere Premier Ligi en yakın rakibi Alman Bundesliga’dan (1,4 milyar Euro) 900 milyon Euro daha fazla gelire sahip olmasının yanı sıra maç günü, yayın ve ticari gelir kategorilerinin üçünde de 2001/02 sezonundan sonra ilk kez lider konumda. 2007/08 sezonunda devreye giren yeni yayın anlaşmasının gelirleri daha da yükseltmesi bekleniyor. Gelirlerdeki liderliğini Şampiyonlar Ligi yarı finaline üç takım, finaline de iki takım göndererek saha başarısı ile de desteklemesi futbol ekonomisinin bütün oyuncularının bu lige odaklanmasına neden oldu. Öte yandan maliyet kontrolü ve kârlılık sözkonusu olduğunda Premier Lig’in performansı pek de parlak değil.

Bundesliga, kârlılık ve maliyet kontrolünde başarılı bir model 
Transfer ücretlerinin toplam gelire oranı 2006/07 sezonunda Alman Bundesliga dışında Avrupa’nın en büyük beş liginde %62-%64 oranlarında seyrediyor. Alman Bundesliga ise düşük bilet fiyatlarına, son derece modern bir şekilde yenilenen tesislerinin masraflarına rağmen %45’lik bir oran tutturmuş durumda. Ayrıca Alman Bundesliga takımları, İngiltere Premier Ligi takımlarından üç kat daha fazla olan %18’lik bir karlılık oranına sahip. Bu da onun işletme kârı en yüksek lig olduğu anlamına geliyor.

Almanya’da uygulanan lisanslama sisteminin kulüplerin kârlılık performansını etkilediğini ifade eden rapor, bireylerin kulüp sahibi olmasının engellendiği Almanya ile İngiltere’nin kârlılık performanslarını karşılaştırmanın ilginç sonuçları üzerinde duruyor. İngiltere’de ekonomik ilgileri ve kârlılık yönelimleri daha yüksek olması beklenen kulüp sahibi bireylerin varlığına rağmen Almanya kârlılık ve maliyet kontrolünde daha başarılı bir model durumunda. Öte yandan başka kayda değer bir sonuç da başarılı bir finansal modele sahip olmasına rağmen Alman Bundesliga’nın saha başarısında ve marka değerinde gerilerde kalması. Alman seyircilerine göre tam da bu sıkı maliyet kontrolü ve kârlılık yönelimi yüzünden saha başarısı yakalanamıyor.

Futbolun temel gerçekleriyle ekonomik gerçekler dengelenmeli
Rapor, Avrupa futbol ekonomisinin gelecek yıllarda da büyümeye devam edeceğini açıklarken sürdürülebilir maliyet tabanını ve kârlılığı da öne çıkarıyor. Öte yandan raporun ana vurgularından birisi de futbolun ekonominin bilinen sektörlerinden çok daha farklı bir alan olduğu gerçeğinin akıldan çıkarılmaması. Ekonomik yönelimler ve hedefler yüzünden saha başarısının elde edilememesi, seyirci beklentilerinin göz ardı edilmesi kitlelerin en gözde sporu olan futbol açısından bazı sıkıntılar doğurabilir ve bu sporun popülerliğine darbe vurabilir. Bu bağlamda ekonomik hedeflerin futbolun temel gerçekleriyle çelişmeyecek şekilde dengeli bir şekilde yönetilmesi önem kazanıyor.

Futbolu bir endüstri olarak gören ve bu yönde kendilerini geliştiren Avrupa futbol liglerinin hem ekonomik performans hem de saha başarısı anlamında giderek arayı açtığını belirten Deloitte Türkiye Spor  Endüstri Lideri Burç Seven şunları ifade etti:

Avrupa’da futbolun bir endüstri olarak konumlandırılışı tamamlandı. İngiltere, Almanya ve İspanya başta olmak üzere Avrupa ligleri hem gelirler toplamında hem de saha başarısında giderek arayı açıyor. Bu endüstriye dev yatırımlar yapılıyor, kulüplerin el değiştirmeleri, büyük bütçeli yayıncılık ve sponsorluk anlaşmaları da hayli gündemde.

Deloitte Türkiye olarak “Yıllık Futbol Finansmanı Araştırması”nın Türkiye Futbol Ligi takımlarının faydalanabileceği hayli önemli tespitler ve öneriler içerdiğini düşünüyoruz. Son yıllarda Türk takımlarının Şampiyonlar Ligi başta olmak üzere Avrupa kupalarında gösterdiği başarılı performansı artırmanın ve sürdürülebilir kılmanın yolu modern bir futbol endüstrisi anlayışını hayata geçirmektir. Bu yolla, hem saha başarısı elde edilecek hem de Avrupa futbol pazarından daha fazla pay alınacaktır.”

Deloitte hakkında
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, 140’tan fazla ülkede, 150 bin personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte dünya çapında 2007 yılı cirosu 23,1 milyar dolardır.
 
İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Dünyanın en büyük şirketlerinin yarıdan fazlasına ve büyük ulusal teşebbüslere, kamu kurumlarına, ulusal devlere ve küresel çapta hızla büyüyen şirketlere hizmet veren Deloitte, birçok gelişmekte olan pazarda da liderliğini sürdürmektedir.
 
Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul ve Ankara’da 900’e yakın çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte Türkiye’de kurumsal finansman, denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal risk alanlarında hizmet vermektedir.

Bu konu hakkında daha fazla bilgi için
 
Kaynak: Deloitte Türkiye - Türkiye (Türkçe)

Sayfayı bastır    E-Posta
     

©2008 Deloitte Touche Tohmatsu. Her hakkı saklıdır.
Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İsviçre mevzuatına göre kurulmuş Deloitte Touche Tohmatsu'ya ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.

Deloitte Türkiye RSS