Deloitte Türkiye, “Türkiye’de Araştırma Geliştirme Faaliyetleri, Teşvik Programları ve Ar-Ge Harcamalarının Vergisel Boyutu” adlı çalışmasını yayınladı. Çalışma Türkiye’de yürütülen Ar-Ge faaliyetlerinin dünyanın gelişmiş ülkeleriyle karşılaştırıldığında yetersiz olduğunu vurguluyor. Ayrıca, Türkiye’nin toplam Ar-Ge harcamasının bu konuda dünya şampiyonu olan şirketlerin yarısından daha az olduğuna dikkat çekiyor. Çalışma, gelişmiş bir Ar-Ge altyapısında özel sektörün Ar-Ge yatırımlarının temel merkezi olduğunu belirtiyor. Türkiye’de ise Ar-Ge harcamalarının hala kamu merkezli olduğunun ve özel sektörün bu alanda yeterince gelişim gösteremediğinin altı çiziliyor. Rapor, Ar-Ge yatırımlarını teşvik eden yasal düzenlemelerin kamu sektörü tarafından hızla tamamlanmasını ve özel sektörün de Ar-Ge konusundaki projelerini kararlılıkla hayata geçirmesini öneriyor.
7 Mayıs 2008, İstanbul – Deloitte Türkiye, Türkiye’de Araştırma Geliştirme Faaliyetleri, Teşvik Programları ve Ar-Ge Harcamalarının Vergisel Boyutu çalışmasını yayınladı. Çalışma Türkiye’deki Ar-Ge faaliyetlerinin mevcut durumunu aktarırken, bu alandaki çalışmaların gelişmiş ülkelerin gerisinde kaldığını gösteriyor. Kamu sektörüne yasal düzenlemeleri hızlıca tamamlamasını ve özel sektörün Ar-Ge yatırımlarını desteklemesini öneriyor. Ayrıca, özel sektörün de inovasyon kültüründeki farkındalığını artırarak etkin bir şekilde yeni projeleri hayata geçirmesi üzerinde duruyor.
Türkiye Ar-Ge faaliyetlerinde gelişmiş ülkelerin hayli gerisinde
Çalışma, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini de büyük oranda belirleyen Ar-Ge harcamalarının Türkiye’de gayri safi yurtiçi hasılaya oranının 2006 yılında %7,6 olduğunu belirtiyor. Bu da 4.399 milyon YTL’ye (2,5 milyar avro) karşılık geliyor. Bu harcama rakamı dünyanın araştırma geliştirme faaliyetlerine en çok kaynak ayıran şirketlerinin aynı yıl içindeki harcamalarıyla karşılaştırıldığında anlam kazanıyor. ABD’li üç şirket, Ford Motor 6,78 milyar dolar; Pfizer 6,30 milyar dolar; General Motors ise 5,68 milyar dolar ile ilk üç sıradalar. Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcama tutarı bu şirketlerin her birinin Ar-Ge harcamalarının yarısından daha az.
Çalışma, gelişmiş ülkelerin Ar-Ge harcamalarında özel sektörün başı çektiğini de ifade ederken, Türkiye’de bu durumun ters bir şekilde işlediğini ve kamu ağırlının bu alanda daha etkin olduğunu öne çıkarıyor. AB ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde mevcut Ar-Ge harcamalarının %70’i özel sektör tarafından gerçekleştirilirken, Türkiye’de bu oran %37 düzeyinde.
Düşük Ar-Ge yatırımları dışa bağımlılığı artırıyor
Çalışmaya göre keskin rekabet şartlarında öne çıkmanın anahtarı teknolojik alanda yaratılan yenilikler. Teknolojik yenilikler hem üretim ve rekabet gücünü artırıyor hem de daha düşük maliyetlerle daha yüksek verimlilik kazandırıyor. Yeterli Ar-Ge yatırımı yapmayan ülkeler ise bu rekabette geriye düşerek dışa bağımlı hale geliyor.
2007 yılı ilk yarısı rakamlarına göre Türkiye’de ihracatın ithalatı karşılama oranı %61,90’a gerilemiş durumda. Dış ticaret açığının giderek artmasının temel nedenlerinden birisi de Ar-Ge yatırımlarının düşük kalması. Çalışmaya göre aynı malın daha yüksek teknolojiyle yurtdışında daha ucuza üretilmesi, yerli üreticileri çaresiz durumda bırakıyor ve ithal ürünlere ilgiyi yüksek tutuyor.
Arçelik, Vestel ve BMC Ar-Ge yatırımlarında ilk üç sırada
Şirketlerin halka açık finansal tablolarına göre oluşturulan Ar-Ge 100 listesine göre 2006 yılında Türkiye’de Ar-Ge alanında en çok harcama yapan şirket 76 milyon YTL ile Arçelik. Arçelik’i 56,8 milyon YTL ile Vestel ve 56,3 milyon YTL ile BMC izliyor. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu Tüpraş ise şaşırtıcı bir şekilde 26 bin YTL ile listenin sondan üçüncü sırasında yer alıyor.
Şirketlerin yaptıkları Ar-Ge harcamaları net satış gelirlerine oranlandığında ise ilk sırada %5,79 oranıyla sanayi kuruluşu BMC yer alıyor. Arçelik’in oranı ise %1,09. Listenin tamamına bakıldığında ise 100 şirketten 73 tanesinin Ar-Ge harcamalarının net satış gelirlerine oranının %1’in altında olduğu görülüyor. %10 barajını ise sadece altı şirket aşabiliyor.
İlk 100 şirket arasında başı 11 şirketle bilişim şirketleri izliyor. Bilişimi takiben tekstil ve metal eşya sanayi listeye en çok şirket veren sektörler. En çok harcama tutarı ise metal eşya sanayine ait. Sektörün listedeki temsilcileri 2006 yılında 180 milyon YTL’lik Ar-Ge harcaması gerçekleştirmiş. Buna rağmen, bu listede yer alan metal eşya üreticilerinden hiçbirisi sektörleri için oluşan Ar-Ge Harcaması/Net Satış oranı olan %2’yi yakalayamıyor.
Kamu ve özel sektör arasında Ar-Ge konusunda etkin bir işbirliği şart
Çalışma, Türkiye’de Ar-Ge yatırımlarını teşvik eden mevcut indirim ve istisna türü teşviklerine ek olarak çıkartılan 5746 sayılı Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un faydalı olacağı görüşünü destekliyor. Fakat, mevcut yasaların istenen oranlara ulaşmayı sağlamaktan hala uzak bir yapıda olmasına işaret eden çalışma; Ar-Ge yatırımlarını daha cazip hale getirecek başka yasal adımların da bir an önce hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Çalışmanın sonuçlarını değerlendiren Deloitte Türkiye Vergi Ortağı Tufan Teksoy şunları söyledi:
“Deloitte ülkelerin özel sektörlerine ve kamularına Ar-Ge faaliyetlerini etkin bir şekilde yönetmeleri konusunda kapsamlı danışmanlık hizmetleri veriyor. Bu faaliyetlerin istenen seviyeye taşınması için izlenecek stratejilerde uzman özel bir ekibe sahip. Ülke ekonomileri Ar-Ge projelerini ne kadar artırır ve doğru konumlarsa o denli verimlilik yakalıyor ve rekabette öne çıkıyor. Teknolojik yenilikler ekonomik gücü artırmakla kalmıyor aynı zamanda ülkelerin gelişmişlik düzeylerini de doğrudan etkiliyor. Ar-Ge’nin teknoloji yoğun bir seyir izleyen dünya ekonomik ortamında giderek daha da öne çıkacağını ve rekabet düzlemini belirleyen temel etmen olacağını öngörüyoruz.
Deloitte Türkiye olarak Türkiye’nin henüz yetersiz bir seviyede olan Ar-Ge faaliyetlerinin artırılması ve stratejik bir bileşen olarak algılanması için hem kamuya hem de özel sektöre görüşlerimizi açıklıyor, hayata geçirilmesi gereken yol haritası konusunda danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Özellikle kamu ve özel sektör arasında Ar-Ge faaliyetlerinin istenen seviyeye yükseltilmesi için yoğun ve dengeli bir işbirliğinin şart olduğu görüşündeyiz. Kamunun gerekli teşvik, yardım ve vergi düzenlemelerini bir an önce tamamlaması gerekiyor. Özel sektörün de Ar-Ge konusunda dünyada mevcut trendleri etkili bir şekilde değerlendirerek hızlıca organize olması gerektiğini düşünüyoruz.”
Deloitte hakkında
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, 140’tan fazla ülkede, 150 bin personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte dünya çapında 2007 yılı cirosu 23,1 milyar dolardır.
İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Dünyanın en büyük şirketlerinin yarıdan fazlasına ve büyük ulusal teşebbüslere, kamu kurumlarına, ulusal devlere ve küresel çapta hızla büyüyen şirketlere hizmet veren Deloitte, birçok gelişmekte olan pazarda da liderliğini sürdürmektedir.
Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul ve Ankara’da 900’e yakın çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte Türkiye’de kurumsal finansman, denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal risk alanlarında hizmet vermektedir.