Deloitte Türkiye   Deloitte Türkiye
 
Küresel Sivil Havacılık Sektörünün Haritası Değişiyor
ABD ve AB arasındaki “Açık Gökyüzü Anlaşması” yürürlüğe giriyor
Yayınlandı: 29/3/08

ABD ve Avrupa Birliği arasında imzalanan “Açık Gökyüzü Anlaşması”nın 30 Mart 2008 itibarı ile yürürlüğe girmesiyle, AB üyesi ülkelerin havayolları ABD kentlerine, Amerikan havayolları da AB’nin kentlerine bir kısıtlama olmaksızın sefer yapabilecekler. Yeni anlaşma ile birlikte , havayolu şirketleri sadece kendi ülkelerinin havaalanlarından değil herhangi bir Avrupa Birliği ülkesinin havaalanından uçabilecek. Önümüzdeki dönemde sivil havacılık sektöründeki olası gelişmeleri değerlendiren Deloitte, ABD’nin havayolu trafiği uygulamalarında ilk kez ülkeler arası birebir anlaşmalar yerine AB yetki alanını esas alan bu anlaşma havacılık hukuku tarihinde bir dönüm noktası olma özelliği taşıyor.

29 Mart 2008, İstanbul – 30 Mart 2008 itibarı ile yürürlüğe giren “Açık Gökyüzü Anlaşması” dünya sivil havacılık sektörünü derinden etkileyecek. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği arasındaki anlaşmaya göre bundan böyle AB üyesi ülkelerin havayolları ABD kentlerine, ABD havayolları da AB kentlerine herhangi bir kısıtlama olmadan sefer düzenleyebilecekler. Anlaşma, havayolu şirketlerinin sadece kendi ülkelerinin havaalanlarından değil herhangi bir Avrupa Birliği ülkesinin havaalanından uçabilmesine imkan vermektedir.

Açık Gökyüzü anlaşması ile birlikte havayolu şirketleri arasında, özellikle yoğun yolcu trafiğinin olduğu Heathrow’dan uçuşlardaki rekabet daha da yoğun olacaktır. Önceden Heathrow’dan ABD’ye dört havayolu şirketi uçabilmekteydi.

Anlaşma, Avrupa ve ABD kökenli havayolu şirketleri arasında stratejik iş ortaklıklarının Heathrow’dan ABD’ye hat açabilmenin en iyi yol olduğunu göstermektedir.

Havayolu firmaları oluşacak yeni dünyayı şekillendirmek için bazı satın alma ve birleşme işlemlerini gerçekleştirebilir. Özellikle bu işlemler Açık Gökyüzü Anlaşması’nın ikinci kısmının yürürlüğü girmesi ile birlikte, mevcut kurallara göre Amerikan havayollarındaki Avrupa yatırımının kolaylaştırılmasını takiben artabilir.

Anlaşma bir diğer yanıyla Avrupa ve ABD’de halen ikincil önemde bulunan hava limanlarının canlanmasına ve bir noktadan diğer noktaya direk uçma imkanı tanıması ile birlikte tüketiciye daha fazla seçenek sunulmasına da olanak sağlıyor.

Anlaşmada asıl kazanan taraf ise hem ABD hem de AB’deki tüketiciler olacak. Aynı hat üzerindeki yolcu için daha fazla havayolunun rekabet etmesi sonucu fiyatlar düşecektir, ancak bu düşüşün büyük etkisi daha çok business class biletlerde olacaktır.

Havacılık sektöründe satın alma ve birleşmeler olabilir 
Açık Gökyüzü Anlaşması’nı değerlendiren Deloitte Türkiye Havacılık ve Ulaştırma Endüstri Lideri Selçuk Ürkmez bu anlaşmanın bazı büyük havayolları için kazançlı olacağını, bazı küçük havayollarını ise sıkıntıya sokabileceğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Sektörde satın alma ve birleşmeler veya stratejik iş ortaklıklarının artacağı bir sürecinin başlayacağını tahmin ediyoruz. Bu anlaşma tüketicinin önüne daha fazla seçenek sunmakla birlikte, bilet fiyatlarında rekabetten kaynaklanan çok fazla indirim beklememek gerekiyor. Zaten şu anda gerçek bilet fiyatları büyük ölçüde düşmüş durumda. Business Class biletlerde önemli bir indirim beklenebilir, ama ekonomi sınıfındaki indirim sınırlı kalacaktır.”

Ürkmez şöyle devam etti: “Avrupa ve ABD arasındaki okyanus aşırı sivil havacılık trafiği, tüm dünyadaki havayolu trafiğinin %60’ını oluşturuyor. Her yıl 50 milyon yolcu bu hatlarda uçuyor. Bu nedenle, Açık Gökyüzü Anlaşması havacılık sektörünü derinden etkileyecek. Türkiye’nin de Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde olduğunu unutmamalıyız. Tüm havayolu şirketlerimiz bu gelişmeleri yakından izlemelidir. Önümüzdeki dönemde, belli bir ölçeğin altındaki hava yolları için ittifakların önemi artacaktır. Geleceğe yönelik doğru stratejiler geliştirebilen hava yollarımız sektörde değişen koşullara ayak uydurabilecek ve başarılı olacaklardır. Biz Deloitte Türkiye olarak, bu konudaki küresel uzmanlığımızı havayolu şirketlerimize sunmaya devam edeceğiz.”  

Deloitte hakkında
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, 140’tan fazla ülkede, 150 bin personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte dünya çapında 2007 yılı cirosu 23,1 milyar dolardır.
 
İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Dünyanın en büyük şirketlerinin yarıdan fazlasına ve büyük ulusal teşebbüslere, kamu kurumlarına, ulusal devlere ve küresel çapta hızla büyüyen şirketlere hizmet veren Deloitte, birçok gelişmekte olan pazarda da liderliğini sürdürmektedir.
 
Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul ve Ankara’da 900’e yakın çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte Türkiye’de kurumsal finansman, denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal risk alanlarında hizmet vermektedir.

Bu konu hakkında daha fazla bilgi için
 
Kaynak: Deloitte Türkiye - Türkiye (Türkçe)

Sayfayı bastır    E-Posta
     

©2008 Deloitte Touche Tohmatsu. Her hakkı saklıdır.
Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İsviçre mevzuatına göre kurulmuş Deloitte Touche Tohmatsu'ya ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.

Deloitte Türkiye RSS