Deloitte Türkiye’nin “Yıl Sonu Alışveriş Harcamaları Anketi” Türk tüketicisinin alışveriş alışkanlıkları hakkında ilginç bulgular ortaya koydu. Ekim ayında gerçekleştirilen araştırmaya verilen cevaplara göre, Türklerin %76’sı hala en önemli harcamalarını Kurban Bayramı’nda yapıyor, ancak yılbaşında alışveriş yapanların sayısı da giderek artıyor. Alışverişlerde en çok giyim, cep telefonu ve kitap tercih edilirken, araştırma kadınların bekledikleri hediyeyi alamadıklarını ortaya koyuyor.
12 Aralık 2007, İstanbul – Türk tüketicisinin harcama alışkanlıkları değişiyor. Deloitte Türkiye, “Yıl Sonu Alışveriş Harcamaları Anketi”nde Türklerin hala en çok alışverişi bayramlarda yaptığı, ancak yılbaşında da eskisine göre daha fazla para harcamaya başladığı ortaya çıktı. Türk tüketicisinin bir başka ilginç özelliği de, en değerli hediyeyi eşine alması.
En değerli hediye eşe alınıyor
Tüketicilerin %77’si harcamalarının önemli bir kısmını Kurban Bayramı’na ayırırken, %19’u Yılbaşı kutlamalarına daha çok para harcıyor. Türk tüketicilerin %40 ile en büyük bölümü, en değerli hediyelerini eşlerine alıyorlar. Ankete cevap verenlerin %14’ü kime en değerli hediyeyi alacağını bilmediğini söylerken, kendilerini şımartmayı seven ve en pahalı hediyeyi kendisine alacağını ifade eden Türk tüketicilerin oranı ise %14 civarında, ki bu oran Avrupa ortalamasının iki katıdır.
Türk tüketiciler çevreye ve etik kurallara daha saygılı
Alacakları hediyelerin hangi koşullarda üretildiği gibi konularda da Türk tüketicilerinin hassas olduğu dikkat çekiyor. Avrupalı tüketicilerin %40’ından fazlası, yıl sonu satın almalarını yaparken imalat yöntemleri ve üretimin yapıldığı ülkeden etkilendiğini belirtiyor. Türkiye ve İtalya’daki tüketiciler yaş grubu fark etmeksizin çevreye saygılı ürünler konusunda belirli bir ilgi gösteriyor. Avrupalı tüketicilerin %63’ü ve Türk tüketicilerin %66’sı daha etik bir ürün için daha fazla para ödemeye hazır olduklarını belirtiyor. Perakendeciler, müşterilerin, çevreye saygılı bir ekonomiye ilişkin bu yeni ilgisine adapte olmalıdır. Gittikçe daha fazla üretici, sorumluluk taşıyan çevreye saygılı davranış inisiyatiflerini benimsemekte ve müşterilerine, daha etik olan alternatifler sunmaktadır (daha geniş bir organik ürün yelpazesi, geri dönüşümlü poşet kullanımı).
Kadınlar beklediği hediyeyi alamıyor
Türkiye’de, geçen yıl olduğu gibi, birine hediye alırken kıyafet almak garantili bir çözüm olmaya devam ediyor. Cdler çok daha az arzu ediliyor ve yetişkinlerin ilk 10 isteği arasında yer almıyor. Bunun temel açıklaması internet üzerinden indirilen müzik parçaları olabilir ve müzik endüstrisi bu durumu, yasal müzik indirme platformları sunarak ve müziği cep telefonları aracılığı ile satarak çözmeye çalışıyor.
Türklerin en fazla rağbet ettikleri hediyeler arasında giyecek başta geliyor. Geçen yılki araştırmada dördüncü tercih olan cep telefonu ise bu yıl ikinciliğe yükselmiş durumda. En çok alınan hediyeler arasında kitap ise üçüncü sırada geliyor.
Fakat en çok alınan hediyeler isteklerle uyum içinde değil. Örneğin Türk kadınları en çok cep telefonu veya seyahat çeki beklerken kitap veya giyecek alıyorlar. Yine bir başka ayrıntı da Türk kadınlarının %39 gibi önemli bir oranda nakit para istemesi ve erkeklerin %17’si de hediye olarak nakit para vermeyi tercih etmekte.
Türkler çocuklarının hangi hediyeyi istediğini biliyor
Türkiye’de her 10 aileden 7’si, çocuklarının nasıl bir hediye istediğini bildiğini düşünüyor. Türk aileleri 12 yaş altı erkek çocuklara aksiyon figürleri (Actionman, Spiderman, vs.) ve oyun setleri, kız çocuklara ise Barbie bebekler alıyor.
Türk gençlerinin tercihlerinde ise MP3 çalarlar birinci sıraya yükseliyor. Bunun ardından cep telefonu ve giyecek geliyor.
Alışverişte fiyat ve promosyonlar belirleyici
Anketin sonuçlarına göre, hediye alırken Türkler için birinci seçim kriteri olarak fiyat öne çıkıyor. Özellikle Türkiye ve Portekiz'de, satın almalarını gerçekleştirmeden önce, kadınlar, mevcut promosyon tekliflerini dikkatle inceliyorlar. Her 4 Türk tüketiciden 3'ü, alışveriş puanı kartlarını yoğun bir şekilde kullanıyor ve Yılbaşı kutlamalarının büyük bir çoğunluğunu bu puanları kullanarak gerçekleştiriyor.
Avrupalıların büyük bir çoğunluğu fiyat promosyonlarının yıl sonunda yapılacak alışverişler artışında en büyük etkiye sahip olacağını düşünmekte. Bu özellikle fiyat promosyonlarının alışverişi teşvik edeceğini düşünen Alman, Türk ve Portekizli tüketiciler için geçerli. Avrupalıların harcama alışkanlığını etkileyen bir diğer etken ise "bir alana bir bedava" gibi promosyonlar. Ancak, mağaza fiyatları artık birbirine çok yakın olduğu için perakendeciler bugünlerde aralarındaki farkın fiyatlarla pek alakalı olmadığını çok iyi biliyor. Bu nedenle perakendecilerin yenilik, daha zengin ürün yelpazesi, sürekli gelişim taahhüdü, esnek açılış saatleri gibi diğer etkenleri kullanarak, diğerlerinden farklılıklarını ortaya koymaları gerekir.
Alışverişte İnternet’e hala güvenmiyoruz
Alışveriş yapmak için İnternet’i kullananların oranı %31’e ulaşıyor. Ancak İnternet, alışveriş yapılan mağazalar arasında 7. sırada yer alıyor. Tüketicilerin dolandırıcılığa ve İnternet güvenliğine ilişkin endişeleri var. Dolandırıcılık riski ve geç teslimat korkusunun, geçen senelerde en büyük engel olmalarına rağmen bu sene artık ön sırada yer almadıklarına dikkat çekiliyor. Bunun yanı sıra kadınlar, alışveriş yapma deneyimine gereksinim duymakta ve satın almadan önce ürünü görme ve ürüne dokunmak istemektedir.
Türkler, genç veya yaşlı olsun, gıda dışı ürünleri satın almak amacıyla geleneksel mağazaları tercih etmeye devam ediyorlar ve en çok buralarda para harcıyorlar. Bununla birlikte, tüm tüketicilerin %70’i İnternet’i alış-veriş yapmadan önce fiyat ve ürün araştırması yapmak için kullanıyor. Türk tüketiciler internet üzerinden en çok kitap, parfüm ve cep telefonu satın alıyor. Kitaplar, hem erkekler hem de kadınlar tarafından satın alınırken, parfümler genellikle kadınlar tarafından satın alınıyor. Cep telefonları ise genellikle erkekler tarafından tercih ediliyor.
Deloitte hakkında
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, 140’tan fazla ülkede, yaklaşık 150 bin personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte’un dünya çapında cirosu 23,1 milyar dolardır.
İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Dünyanın en büyük şirketlerinin yarıdan fazlasına ve büyük ulusal teşebbüslere, kamu kurumlarına, ulusal devlere ve küresel çapta hızla büyüyen şirketlere hizmet veren Deloitte, birçok gelişmekte olan pazarda da liderliğini sürdürmektedir.
Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul ve Ankara’da 900’e yakın çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte Türkiye’de denetim, vergi, yönetim danışmanlığı, kurumsal finansman ve kurumsal risk alanlarında hizmet vermektedir.