Deloitte’un “2007 Türkiye CFO Araştırması” yayınlandı. Bu yıl Mayıs - Haziran aylarında 55 CFO (Chief Financial Officer) arasında yapılan anket, CFO’ların bilinen kurum içi görev tanımlarının hızla farklılaştığını ve genişlediğini gösterdi. Geçmişte çalıştıkları kurumlara sadece destek hizmetleri veren CFO’lar artık stratejilerin belirlenmesi ve uygulanmasında çok daha ağırlıklı bir role sahipler. CFO’ların şirket içinde zaman zaman değiştirdikleri 4 şapkaları bulunuyor: Katalizör, Stratejist, Bekçi ve Operatör.
3 Ekim 2007; İstanbul – Deloitte Türkiye’nin gerçekleştirdiği “2007 Türkiye CFO Araştırması” sonuçlandı. “CFO’ların Değişen Rolü” başlığını taşıyan rapor üst düzey finans yetkililerinin şirket içinde sorumluluk alanları genişleyen yeni rollerini ortaya çıkardı.
Araştırmaya katılan CFO’ların %6’sı 5 milyar dolar ve üstü, %32’si 1 milyar dolar ve üstü, %15’i 500 milyon – 1 milyar dolar arası, %47’si ise 500 milyon doların altında ciro yapan şirketlerde görev yapıyor. Şirketler ise gıda, finans, hızlı tüketimden; bilişim – telekom, turizm ve lojistik sektörlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyorlar.
CFO’ların rolü değişiyor
Şirketlerde Kurumsal Yönetişim’in öne çıkması, iç kontrolün giderek ağırlık kazanması gibi gelişmeler CFO’ların iş tanımlarını değiştiriyor. Geçmişte şirketlerde sadece mali işleri kontrol eden CFO’lar, artık Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP – Enterprise Resource Planning), performans yönetimi gibi stratejik alanlarda da etkili oluyorlar. Deloitte’un sorularını yanıtlayan CFO’lara göre, CEO’lar ve yönetim kurulu üyeleri onları stratejist olarak değerlendiriyor. Buna karşılık, operasyonel birimler ve denetim kadroları ise Finans bölümlerinden ve CFO’lardan daha çok destek görevi beklemeye devam ediyorlar. 90’lı yıllarda yapılan anketlerde CFO’lar kendi görevlerini destek ağırlıklı olarak tanımlarken, bugünkü araştırmalarda destek ve stratejist rollerini birbirine yakın ağırlıkta görüyorlar. Ancak gelecekte, CFO’ların kendilerini daha strateji ağırlıklı değerlendirmeleri de şaşırtıcı olmayacak.
“CFO” kimliği yeniden tanımlanıyor
CFO’ların Değişen Rolü çalışmasını değerlendiren Deloitte Türkiye Danışmanlık Direktörü Cem Sezgin şunları söyledi:
“Kurumların değişen karar verme ve yönetim süreçleri, mali ve operasyonel konulara hakimiyetlerinden ötürü CFO’ların görev tanımlarının daha geliştirilmesini zorunlu kıldı. Şu anda, yeni beklentiler ve sürprizlerle dolu bir geçiş dönemi yaşanıyor. CFO görevinin yeniden tanımlanması, kurumlar için fırsatları ve riskleri birlikte getiriyor. Deloitte Türkiye, küresel düzeyde rekabet gücüne sahip olmak, esnek ve verimli çalışmak isteyen kurumların finans işlevlerinin dönüştüğü bu süreci sorunsuz yaşayabilmesi için uzmanlığını sunmaktan mutluluk duyacaktır.”
Cem Sezgin sözlerine şöyle devam etti: “Deloitte, CFO’lara sunduğu global destekle, her ülkede kalıcı çözümler üretmiştir. Strateji – süreç – mevzuat – insan kaynağı – teknoloji alanlarına getirdiği bütünleşik bakış açısı ile CFO’lara farklı hizmetler getirmektedir. Bunları, Finansal Dönüşüm (Finance Transformation) stratejisi, entegre performans yönetimi ve mali işler operasyonları olarak üç ayrı bölümde sunuyoruz.”
CFO’nun dört şapkası
Deloitte Türkiye’nin çalışmasında CFO’nun günümüz şirket yapısında 4 farklı şapka taşıdığı vurgulanıyor. CFO Katalizör olarak uygulamaya odaklanıyor ve stratejilerin hayata geçmesini kolaylaştırıyor. Bekçi olarak ise kontrol işlevini yerine getiriyor şirketin varlıklarını koruyor. Üçüncü şapkası olan Operatör rolünü üstlendiğinde ise CFO, verimlilik konusunda çözümler geliştiriyor. CFO’nun son işlevi ise Stratejist olarak ortaya çıkıyor. Burada da CFO, şirketin gideceği yönün belirlenmesi sürecine katılıyor ve şirket performansını ön plana çıkartıyor.
CFO’lar kendi alanlarını nasıl görüyor?
Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) CFO’ların en çok yatırım yaptıkları alanlardan birini oluşturuyor. CFO’lar, Kurumsal Kaynak Planlaması’nın en önemli yararlarını süreç ve bilginin standart hale dönüşmesi ve artan bilgi üretme yeteneği olarak görüyorlar. CFO’lar ayrıca tedarik maliyetlerinin düşmesini ve finansal kapanışların daha hızlı gerçekleşmesini de kurumsal kaynak planlamasının olumlu sonuçları arasında değerlendiriyorlar.
Ankete katılan CFO’ların %56’sının bir sonraki görev olarak CEO ve/veya Yönetim Kurulu Üyeliği’ni hedefledikleri gözlenirken, CFO’ların günümüz şirketlerinde performans yönetimi konularında son derece etkin ve başarılı olduğu vurgulanıyor. Kurumun tüm süreçlerine hakim olan CFO’ların entegre performans yönetiminde etkin olmaları dikkat çekiyor. Bu alanda en ilginç sonuçlardan biri, finans bölümünün kendisini finansal olmayan bilgilerden de sorumlu ve ilgili kabul etmesi. CFO’lar Finans grubunun görevini en çok “yöneticilere finansal ve operasyonel performans üzerine acil raporlar sağlama” ve “şirket organizasyonlarının ileriye dönük performans hedefleriyle ilgili bilgiye sahip olma” olarak açıklıyorlar.
Ancak günde ortalama 10 saat çalıştığını ifade eden CFO’lar şirketlerine yaratıcı fikir geliştirmek için vakit ayıramadıklarını da itiraf ediyorlar.
Deloitte hakkında:
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, yaklaşık 140 ülkede, 150,000 personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte’un dünya çapında 2006 yılı cirosu 23 milyar dolardır.
İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Dünyanın en büyük şirketlerinin yarıdan fazlasına ve büyük ulusal teşebbüslere, kamu kurumlarına, ulusal devlere ve küresel çapta hızla büyüyen şirketlere hizmet veren Deloitte, birçok gelişmekte olan pazarda da liderliğini sürdürmektedir.
Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul ve Ankara’da 900’e yakın çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte Türkiye’de denetim, vergi, yönetim danışmanlığı, kurumsal finansman ve kurumsal risk alanlarında hizmet vermektedir.