Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle son günlerde Türkiye’de yaşanan siyasi gerginlikler ardından bir açıklama yaparak bütün yatırımcıları sakin olmaya çağırdı. Deloitte Türkiye tarafından yapılan açıklamada devletin kurumları arasında ne yaşanırsa yaşansın Türkiye’nin ekonomik büyümesinin süreceği ve ülkenin makro-ekonomik durumunun her zamankinden daha güçlü olduğu vurgulandı. Bu konuda Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı Barış Öney imzasıyla yapılan açıklama şöyle:
“Halen Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle yaşanan siyasi gelişmeler yabancı yatırımcıların zihinlerinde stratejik, finansal, soru işaretleri ve kaygılar oluşturacak bir potansiyele sahiptir. Bu nedenle, durum hakkındaki değerlendirmemizi uzun vadeli bir yatırımcı perspektifinden aktarmak istiyoruz.
Türkiye önümüzdeki birkaç ay boyunca sürecek bir siyasi belirsizlik dönemine girmektedir. Yeni cumhurbaşkanının ve yeni parlementonun seçilmesi gibi ciddi konularda devlet kurumları arasında ortaya çıkan sorunların çözümü vakit alacaktır. Biz bu siyasi belirsizliğin normal olarak Kasım ayında yapılması planlanan seçimlerin tamamlanmasına kadar değişik düzeylerde varlığını sürdereceğini tahmin ediyoruz. Ancak, şu anda parlemento seçimlerinin daha erkene alınması konusunda bir uzlaşma ortaya çıkacak gibi görünüyor . Birçok gözlemci yeni cumhurbaşkanı üzerindeki uzlaşmanın şimdikinden ziyade, oluşacak yeni parlemento tarafından sağlanmasını bekliyor. Bunun temel nedeni, 14 Nisan’da Ankara’da, 29 Nisan’da ise İstanbul’da yapılan bugüne kadar görülmemiş ölçekteki iki gösteridir. Öte yandan, gösterilere muhalefetin ve devletin temel aktörlerinin itirazlarına rağmen, hükümetin başlamış olan cumhurbaşkanlığı seçim sürecini tamamlamakta ısrar etmesi halinde durum zorlaşacaktır.
Bu dönemde sermaye piyasalarının, gelişmelerden etkilenme potansiyeli bulunmaktadır ve piyasalarda esas olarak alım ve satımlar hızlanacaktır. Bu yüzden sermaye piyasalarına yatırım yapanlar, tahvil ve bono piyasalarındaki dalgalanmalara yakalanmamak konusunda dikkatli olmak zorundadır. Buna karşılık uzun vadeli stratejik ve finansal yatırımcılar bu dönemde sakin olmalıdır. Çünkü Türkiye’nin uzun vadeli rotasının değişmeyeceğine olan güvenimiz tamdır. Devletin kurumları arasında ne yaşanırsa yaşansın, Türkiye büyümeye devam edecektir. Son 25 yıldır, belki daha da fazla bir zamandan beri, bu ülkenin ortalama büyüme hızı %5-6 civarında oldu. Yaşanan tartışmalar ne denli hararetli, laiklik için gösteriler ne kadar güçlü, silahlı kuvvetlerinden gelen tepkiler ve batılı başkentlerce ne kadar değişik karşılanırsa karşılansın, Türkiye güçlü, laik ve demokratik bir devlet olmaya devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 84 yıllık tarihine baktığımızda buna inanmamak için hiç bir neden göremiyoruz.
Ekonomik ve finansal düzenleme kurumlarının yerini aldığı Türkiye’nin makro-ekonomik durumu, her zamankinden çok daha güçlüdür ve bu belirsizliklere karşı dayanıklıdır. 2005 başından bu yana 35 milyar ABD dolarından fazla doğrudan yabancı sermayenin girdiği Türkiye’de, özel sektör de her zamankinden çok daha fazla dayanıklıdır.
General Electrics, Vodafone, CitiBank, DexiaBank, FortisBank, BNP-Paribas ve OMV’nin yanısıra Texas Pacific Grup ve Providence & Advance gibi özel sermaye yatırım grupları yakın zamanda Türkiye’de büyük ölçekli yatırımlar yapmışlardır. Turkcell, Doğan Holding ve Anadolu Grubu gibi Türk şirketleri yurt dışında yatırımlar yaparak gerçek birer küresel oyuncu haline gelmektedirler. Türkiye’nin geçirmiş olduğu bütün makro-ekonomik krizlere rağmen uzun vadeli yabancı yatırımcıların ülkeden ayrıldıklarını bugüne kadar pek rastlamadık. Böyle dönemlerde ayrılan az sayıdaki yatırımcı ise sonradan geri dönmek için çok çaba sarfetti.
Uzun vadeli yabancı stratejik ve finansal yatırımcılara mesajımız, sakin olmaları ve Türkiye’de yatırım olanaklarını değerlendirmeye devam etmeleridir.”
Deloitte hakkında
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, yaklaşık 140 ülkede, 135 bin personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte’un dünya çapında 2006 yılı cirosu 20 milyar dolardır.
İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Dünyanın en büyük şirketlerinin yarıdan fazlasına ve büyük ulusal teşebbüslere, kamu kurumlarına, ulusal devlere ve küresel çapta hızla büyüyen şirketlere hizmet veren Deloitte, birçok gelişmekte olan pazarda da liderliğini sürdürmektedir.
Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul ve Ankara’da 700 çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte’un Türkiye’de denetim, vergi, yönetim danışmanlığı, kurumsal finansman ve kurumsal risk alanlarında hizmet veren beş şirketi bulunuyor.