Deloitte Türkiye   Deloitte Türkiye
 
Küresel Enerjide Yeni Dengeler
Deloitte global enerji sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi
Yayınlandı: 16/4/07

Deloitte, yeni raporu “Enerjideki Değişim: 21. Yüzyılın En Büyük Meydan Okuması” ile enerji sektörünün geleceğini tartışmaya açtı. Raporda “enerji güvenliği”, fosil yakıtların geleceği ve alternatif enerji kaynakları gibi konular üzerinde duruldu. Çalışmada enerjideki ağırlık merkezinin ise Suudi Arabistan-Hazar-Sibirya-Kanada eksenine kaymasına dikkat çekildi. Deloitte’a göre, alternatif enerji kaynaklarına, fosil yakıtlara yönelik yeni teknolojilere ve tüm bunları geliştirecek beyin gücünün eğitimine yönelik çalışmalara ciddiyetle yaklaşılmazsa gelecekte dünyayı siyasi, ekonomik, çevresel ve sosyal krizler bekliyor.

16 Nisan 2007, İstanbul; Deloitte, “Enerjideki Değişim: 21. Yüzyılın En Büyük Meydan Okuması” başlıklı raporunu yayımladı. Raporda enerji jeopolitiğinin Suudi Arabistan-Hazar-Sibirya-Kanada ekseninde kuzeydoğuya doğru kaymasına ve fosil yakıtların en “temizi” olan doğal gazın öneminin giderek artmasına dikkat çekildi.

Raporda ayrıca yükselen petrol maliyetleri ve iklim değişikliği sorununun alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesi için önemli bir fırsat sunduğu vurgulandı. Deloitte’un çalışmasına göre, alternatif enerji kaynakları konusundaki çalışmalara hız verilmediği takdirde, gelecekte petrolün varilinin 60 dolar olduğu günlere özlemle bakılabilir.

Türkiye’nin Suudi Arabistan-Hazar-Sibirya-Kanada ekseni üzerinde önemli bir konuma sahip olduğuna dikkat çeken Deloitte Türkiye Danışmanlık Ortağı Sibel Çetinkaya son on yılda gerçekleştirilen büyük enerji hattı projelerinin bu rolü daha da pekiştirdiğine dikkat çekti. Çetinkaya sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye, enerji kaynakları açısından zengin olmasa da, bu kaynaklara yakınlığı ve coğrafi konumu nedeniyle Avrupa gibi önemli enerji tüketicisi pazarlara bir köprü görevi görüyor. Son yıllarda bu konumunu giderek pekiştiren ve artık enerji terminali olma vizyonuna sahip olan Türkiye’nin önümüzdeki dönemde, küresel enerji sektöründeki ağırlığını daha da artırmasını ve bu alanda daha fazla söz sahibi olmasını bekliyoruz. İstikrarlı bir enerji terminali olarak öneminin artması, ülkemizin uluslararası politika ve açılımlarını da güçlendiren bir faktör olacaktır.”

Enerjinin değişen coğrafyası ve güvenlik sorunu
“Enerjideki Değişim: 21. Yüzyılın En Büyük Meydan Okuması” başlıklı raporda 20. yüzyılda enerji üretiminin esas olarak Ortadoğu ve Sovyetler Birliği’nde, tüketiminin ise Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da gerçekleştiği hatırlatıldı. Oysa 21. yüzyılda ABD’den sonra dünyanın ikinci büyük petrol tüketicisi Çin olurken, Hindistan da bu alanda önde gelen tüketiciler arasına girdi. Enerji coğrafyası ise Suudi Arabistan-Hazar-Sibirya-Kanada eksenine kaydı. Ancak Ortadoğu’da Filistin ve Irak krizlerinin yanı sıra, İran’ın nükleer alandaki çalışmaları sorun yaratırken, eski Sovyetler Birliği coğrafyasındaki ülkelerin çoğunun otoriter rejimlerle yönetilmesi de kriz potansiyelini artırıyor. Bu bakımdan enerji güvenliğinin, enerji arzını güvenli tutmanın ötesine geçmesi; siyasi, çevresel, altyapısal ve terörle mücadele boyutlarıyla birlikte düşünülmesi gerekiyor. İki büyük tüketici olan Çin ve Hindistan’ın enerji seçeneklerini çoğaltırken, demokrasinin gelişmesi gibi konulara yeterince önem vermemeleri de bir sorun oluşturuyor.

Raporda dünyada temiz enerji kaynaklarının önemi arttıkça doğal gazın da sektördeki ağırlığının arttığı vurgulanıyor. Eskiden oyunun adı “petrol” olarak konulurken, artık “petrol ve doğal gaz” diye bahsediliyor. Yakın bir gelecekte ise “doğal gaz ve petrol” diye adlandırılacak.

60 doların üzerindeki petrol Rusya, Çin ve Hindistan’ı güçlendirecek
Çalışmada petrol fiyatlarının 60 doların üzerine çıkmasının bazı “gizli mesajlar” içerdiği de belirtiliyor. Buna göre, başta Rusya olmak üzere, Suudi Arabistan, İran, Irak, Kazakistan, Kanada gibi yeni enerji ekseni üzerinde yer alan ülkeler küresel alanda önemlerini giderek artıracaklar. Çin ve Hindistan’ı da içine alan gelişmekte olan pazarlar da aynı eksen üzerinde toplanmış durumdalar. Küresel enerji sektöründeki oyuncular değişirken, başta Çin ve Hindistan olmak üzere, büyük ithalatçı ülkelerin şirketleri, bu ülkelerin ulusal politikaları ve devletin sektör müdahaleleri sayesinde global rekabette avantaj elde edebilecekler. Rapora göre, enerji sektöründeki insan sermayesi de yine her yıl binlerce mühendis yetiştiren Rusya, Çin ve Hindistan’da toplanıyor.

Alternatif enerjinin gelişmesi iki nesil sürecek
Deloitte’un çalışmasında, petrol fiyatlarındaki son yükselişin ve iklim değişikliğinin getirdiği sorunların alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarını geliştirmek için fırsat oluşturduğu, kaydediliyor. Bugüne kadar bu alanlara yeterince önem verilmediği için çok zaman kaybedildiği savunuluyor ve küresel ekonominin petrol, doğalgaz ve kömüre bağımlılıktan kurtarılmasının iki nesil alabileceği belirtiliyor. Rapora göre eninde sonunda geçilecek olan alternatif enerjide asıl meseleyi fosil yakıtların bu yeni duruma daha yumuşak bir geçişte etkili bir şekilde kullanılıp kullanılamayacağı oluşturuyor.

Arz-Talep ve Yeni Enerji Dinamikleri
Deloitte, 21. yüzyılı şekillendirecek olan yeni yaklaşım ve çözümlerin hem arz tarafında hem de talep tarafında yürütülecek yoğun çalışmalarla sağlanabileceğini ve yeni teknolojilerin gerekliliği konusunda gerek ülkeler arasında gerekse toplum içinde bir konsensüs yaratılmasının şart olduğunu vurguluyor. Enerji konusunda ülkeler arasında yaşanan sürtüşmelerin azaltılması için uluslararası işbirliğine gidilmesi, enerji kaynaklarının çeşitliliği ve eğitime yapılacak yatırım da büyük bir önem taşıyor. Raporda ayrıca altı çizilen konuların başında, hiçbir teknolojinin, hiçbir politik önceliğin ve hiçbir yasal düzenlemenin tek başına yeni enerji çağının gereklerini karşılamayacağı; bunun yerine farklı pazarlara, farklı taleplere, ve farklı sosyo-ekonomik ihtiyaçlara cevap verecek karma uyarlamaların gerekliliği vurgulanıyor. Japonya örneğinden yola çıkılarak yapılan analizde, yeni enerji kaynakları ve eğitime yapılan yatırımın uygun yasal düzenlemelerle desteklendiğinde ortaya çıkan sonuç, çarpıcı rakamlarla gözler önüne seriliyor.

Bu konu hakkında daha fazla bilgi için
 
Kaynak: Deloitte Türkiye - Türkiye (Türkçe)

Sayfayı bastır    E-Posta
     

©2008 Deloitte Touche Tohmatsu. Her hakkı saklıdır.
Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İsviçre mevzuatına göre kurulmuş Deloitte Touche Tohmatsu'ya ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.

Deloitte Türkiye RSS