Deloitte Türkiye   Deloitte Türkiye
 
Turizmde Değişimin Ayak Sesleri
Deloitte, “2010’da Konaklama Sektörü” raporunu yayımladı.
Yayınlandı: 16/10/06

Küresel Konaklama sektörünün 2010’da alacağı şekli değerlendiren Deloitte ve New York Üniversitesi, önümüzdeki dönemde sektörün genel görünümünü derinden etkileyecek 5 ana trendi belirledi. Çin, Hindistan ve Körfez Ülkeleri Konaklama sektörünün yükselen yıldızları olurken, yaşlanan Avrupa 2020 yılına kadar dışarıya yılda 730 milyon turist gönderecek. Havayolu ile seyahat edenlerin sayısı ise 2010 yılında 2,3 milyar kişiye ulaşacak.

16 Ekim 2006, İstanbul; Deloitte, küresel Konaklama sektörünün geleceğini değerlendirdiği “2010’da Konaklama Sektörü” başlıklı raporunu yayımladı. Deloitte ve New York Üniversitesi Preston Robert Tisch Konuk Ağırlama, Turizm ve Spor Yönetimi tarafından gerçekleştirilen çalışmaya göre, 2010 ve sonrasında, marka, gelişmekte olan pazarlar, insan sermayesi, teknoloji ve iş modelleri olmak üzere beş etken sektörün görünümünü değiştirecek ve hisse değerlerini ciddi ölçüde etkileyecek. Önümüzdeki dönemde Avrupa’nın dünyaya en çok turist gönderen bölge haline gelmesi bekleniyor.

“2010’da Konaklama Sektörü” başlıklı raporda özellikle Avrupa’daki “Bebek Patlaması” (42-60 yaş grubu) kuşağının yüksek tasarrufları ile sektörün önemli ölçüde canlanacağına dikkat çekiliyor. 2000 yılında Avrupa nüfusunun %15’ini oluşturan 65 yaş üstü grubun 2015 yılında %25’e yaklaşacağının belirtildiği raporda, bu “gümüş” müşteri segmentinin 2020 yılına kadar 730 milyon gezgin ile Avrupa’yı dünyanın en çok turist ihraç eden bölgesi haline getireceğinin altı çiziliyor.

5 Mega Trend Konaklama Sektörünü Değiştirecek
Araştırmada, marka, gelişmekte olan pazarlar, insan sermayesi, teknoloji ve iş modellerinin önümüzdeki dönemde, Konaklama sektörüne damgasını vuracağı belirtiliyor.

• Marka - Marka halen müşterilerin otel seçimlerinde ikinci planda yer alıyor. Yüksek gelir grubundan tatil amacıyla seyahat edenlerin %97’si ve iş amacıyla seyahat edenlerin % 93’ü kalacağı otelin seçiminde konumun “son derece etkili” olduğunu bildirirken, bunların sadece sırasıyla %57 ve %54’ü markadan etkilendiğini belirtiyor. Ancak önemli şehirlerde büyük otellerin birbirine yakın noktalarda toplanması, otel seçiminde markayı daha fazla ön plana çıkaracak. Aynı durum, havayollarının müşteri sadakat programları için de geçerli. Yapılan bir araştırma iş ve seyahat amaçlı gezen kişilerin havayolu özel yolcu programlarını, otellerin sadakat programlarına oranla daha fazla tercih ettiklerini gösteriyor. Araştırmanın sonucuna göre; gezginlerin %80’i bir havayolunun özel yolcu programına, %60’ı ise bir otelin sadakat programına üye.

• Gelişmekte olan pazarlar - Sektörde önemli fırsatlar sunan pazarların başında, Çin, Hindistan ve Körfez Ülkeleri geliyor. Bugün Satın Alma Gücü’ne göre GSYİH sıralamasında 2. ve 4. sıralarda bulunan Çin ile Hindistan 2020’de 1. ve 3. sıralara çıkacaklar. Bu iki ülkenin İngiltere’deki penetrasyon oranlarını yakalayabilmesi için 1,4 milyon, ABD’deki oranları yakalayabilmesi için ise 3,6 milyon yeni markalı otel odası yaratılması gerektiği tahmin ediliyor. Dubai, Katar, Bahreyn ve Umman gibi, turizm altyapısına yoğun yatırım yapan pazarlar ise Avrupa’daki geleneksel turistik mekanların tahtını sarsacak. Her ne kadar gelişmekte olan pazarlarda büyük gelişim yaşanacak olsa da özellikle Avrupa ve Amerika en fazla ziyaret edilen bölgeler olmaya devam edecekler.

• İnsan sermayesi - İşten ayrılma oranlarının yönetim kadrosu dışında yaklaşık %50, yönetim kadrosunda ise %25 olan sektörde, çalışanları çekme ve elinde tutma konularında daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor. Gelişmiş ekonomilerin büyük bölümündeki nüfusun yaşlanması, insan varlıklarının gelişmekte olan ülkelerden temin edileceğini ve sektörün İnsan Kaynakları yönetiminde yeni standartlar belirlemesi gerektiğini gösteriyor. İnsan Kaynaklarının iş-hayat dengesine daha fazla önem vererek ve esnek çalışma saatlerine geçerek 2010 yılı değerlerini belirlemesi gerekiyor.

• Teknoloji  - Bugüne kadar teknolojiye en az yatırım yapan sektörler arasında yer alan Konaklama sektörü artık rezervasyon, dağıtım, sadakat programları ve müşteri ilişkileri yönetimi sistemleri konularında daha fazla teknoloji yatırımı yapacak. Bu konuda ise başı havayolları sektörü çekiyor. Sektörün başarısında, teknoloji yatırımları büyük rol oynayacak. Otel sektöründe ise internet üzerinden yapılan işlemlerin geliştirilmesi sektörün çevrimiçi pazardan daha büyük pay elde etmesini sağlayabilir.

• İş Modeli - Yapılan analizler gösteriyor ki havayollarında meydana gelen bir felaket otel sektörünü de direkt olumsuz etkiliyor. Önemli spor organizasyonları veya seminerler ise hem havayollarını hem de otelleri canlandırıyor. Turizm zincirinin en hayati halkası olan hava seyahatinin geleceği oldukça parlak görünüyor. Halen, yılda 1,6 milyar insan tatil ve iş amacıyla yaptıkları seyahatlerinde havayollarını kullanıyorlar. Raporda, 2010 yılına kadar bu sayının 2,3 milyara, Gelir Yaratan Yolcu Kilometrelerinin de 5 trilyona çıkması bekleniyor. 2010’a kadar, küresel yolcu büyümesinde %15’ini ele geçirecek Hindistan ve Çin’in yükselişi ile birlikte, odak Kuzey’den Güney’e ve Batı’dan Doğu’ya geçecek.

Türkiye’nin de en önemli gelir kaynaklarından birini oluşturan turizm sektöründeki trendlerin yakından izlenmesi gerektiğini ifade eden Deloitte Türkiye Denetim Ortağı Tüketim Endüstri Lideri Ömer Tanrıöver, bu raporun Türk turizm sektörü için önemli ipuçları sunduğuna dikkat çekti. Tanrıöver sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün ülkemize en çok turist gönderen bölge olan Batı Avrupa’nın yaşlanmasını bir avantaj olarak kullanabilir, önemli harcama gücüne sahip bu kesimin ihtiyaç ve zevklerine uygun ürün ve hizmetlerle turizmimizi daha üst düzeye taşıyabiliriz. Nispeten yabancısı olduğumuz ve önümüzdeki dönemde yurtdışına çok sayıda turist gönderecek olan Çin ve Hindistan’ı daha iyi tanımalı, bu gruba hitap edecek imkanları geliştirerek en iyi şekilde tanıtmalıyız. Turizm alanındaki eğitim yatırımlarının artırılması, hem artan ihtiyacın karşılanması hem de gelişmiş ülkelerde doğacak işgücü açığının Türkiye’den kapatılması açısından da önemlidir.”

Deloitte hakkında
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, 150 ülkede, 700 ofiste, 135 bin personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte’un 2005 yılı cirosu 20 milyar dolardır.

İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Müşteri portföyündeki ülke, dil, para birimi ve kültür farklılıkları, kuruluşun gelişmekte olan pazarlardaki liderliğinin bir göstergesini oluşturuyor.

Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul ve Ankara’da 700 çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte’un Türkiye’de denetim, vergi, yönetim danışmanlığı, kurumsal finansman ve kurumsal risk alanlarında hizmet veren beş şirketi bulunuyor.

Deloitte'un hazırladığı "2010’da Konaklama Sektörü" adlı rapora ulaşmak için tıklayınız.

Bu konu hakkında daha fazla bilgi için
 
Kaynak: Deloitte Türkiye - Türkiye (Türkçe)

Sayfayı bastır    E-Posta
     

©2008 Deloitte Touche Tohmatsu. Her hakkı saklıdır.
Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İsviçre mevzuatına göre kurulmuş Deloitte Touche Tohmatsu'ya ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.

Deloitte Türkiye RSS