Deloitte Türkiye   Deloitte Türkiye
 
İş Dünyası Kuş Gribine Hazır Değil
Yayınlandı: 13/9/06

Kuş gribi salgını tehdidini değerlendiren Deloitte, olası bir salgının iş dünyası için, 18 ay aralıksız devam eden şiddetli bir kar fırtınasına benzeyeceğini vurguladı. Raporda iş dünyasının böyle bir salgından küresel olarak etkileneceği belirtiliyor. Buna karşın, kuş gribi salgınına hazırlık yapmak gereğine inanan veya bu konuda herhangi bir çalışma yapan şirket sayısı çok az.

13 Eylül 2006, İstanbul; Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın önde gelen kuruluşlarından Deloitte, iş dünyasının, patlak verebilecek bir kuş gribi salgınının küresel sonuçlarına karşı hazırlıklı olmadığını bildirdi.

Deloitte Sağlık Çözümleri Merkezi ile ABD’nin en önemli avukatlık şirketlerinden Akin Gump Strauss Hauer&Feld LLP Olası bir kuş gribi salgınının etkilerini ve iş dünyasının buna ne kadar hazırlıklı olduğunu irdelemek amacıyla bir toplantı gerçekleştirdi.

“Salgın Grip Hazırlıkları, Verimlilik ve Karlılık Yuvarlak Masa Toplantısı”nda katılımcılar olası bir salgının iş dünyası üzerinde 12-18 ay sürecek şiddetli bir kar fırtınası etkisi yapacağını belirttiler. Tüm dünyada 100 milyon kişinin ölümüne yol açabilecek bir salgının tedarik zincirlerini felce uğratması, iş gücünde çarpıcı bir azalmaya yol açması ve şirketlerin talepleri karşılama kapasitelerini olumsuz etkilemesi bekleniyor.

Salgın tehdidi gerçek ama hazırlık yok
İş dünyası olası bir kuş gribi salgınından en çok ekonominin küreselleşmiş olması nedeniyle etkilenecek. Dünyanın bir bölümü kuş gribi salgınının etkisi altına girdiği takdirde, hastalığın görülmediği ülke ve bölgelerin ekonomileri de bundan olumsuz etkilenecek. Özellikle kuş gribine karşı kullanılan temel tıbbi malzeme stoklarının yetersiz olması, bir anda dünyayı ilaçsız, serumsuz ve iğnesiz bırakabilecek. Durum bu denli ciddiyken, pek çok şirket olası sonuçları net olarak göremediği için bekle ve gör politikası izliyor.

14-23 Kasım 2005 tarihleri arasında  Deloitte Sağlık Çözümleri Merkezi ile ERISA Industry Comittee (ERIC) tarafından gerçekleştirilen araştırmaya katılan çalışanların yüzde 60’ı kuş gribi salgınını şirketleri için bir tehdit olarak görüp görmemek konusunda kararsız çıktı. Yüzde 57’si şirketlerinin olası salgından endişe duyup duymadığı konusunda kararsız kalırken, yüzde 43’ü şirketlerinin endişe ettiğini söyledi. 

Araştırmaya  katılanların yüzde 66’sı salgını ülke için bir tehdit olarak görürken, şirketlerinin yeterince hazırlıklı olmadığına inandığını belirti. Katılımcıların yüzde 39’u planlama yapılsa da çoğu kuruluşun böylesi bir salgına yeterince hazırlıklı olamayacağını savunurken sadece yüzde 41’i planlamanın korunmaya yardımcı olacağına inanıyor.

Olası bir salgına hazırlık için temel unsurlar
Küresel tedarik zincirinin ve gerçek zamanlı mal stoklarının ticarette ve toplumsal hayatın hemen her alanında belirleyici olduğu bir dünyada, kuş gribi salgınına karşı yapılacak hazırlıklar büyük önem taşıyor. Şirketlerin öncelikle salgını gelişmemiş ülkeler ile sınırlı kalmayan, dünyayı ilgilendiren bir tehdit olarak kabul etmeleri gerekiyor. Daha sonra varolan kriz planlarının gözden geçirilmesi, planların kısa dönemli ve duruma özel olmaktan çok, aylarca sürecek bir salgına uygun hale getirilmesi önem taşıyor. 

Şirketlerin oluşturacağı ve birbirleriyle eşgüdümlü çalışabilecek grupların hazırlayacakları bir kuş gribi salgını kriz planında şu temel unsurların yer alması gerekiyor:

Liderlik ve karar vericilik
Eğitim
Kamu ve özel işbirlikleri
İletişim
Bilgi teknolojileri
İnsan kaynakları
Çalışanların sağlığı
Politikalar ve prosedürler

Farklı senaryolar üzerinde çalışmak gerekiyor
Hazırlanacak planda nitelikli insan kaynakları, müşteri, kaynak ve bilgi teknolojileri alanlarında sürekliliğin sağlanması için özel senaryolar üzerinde çalışma yapılması hayati önem taşıyor.

1918 yılında meydana gelen kuş gribi salgınında en yüksek ölüm oranı 20-40 yaş grubunda yaşanmıştı. Benzer bir duruma hazırlıklı olmak için şirketlerin şu soruları yanıtlamaları gerekiyor: Varolan iş gücünün gripten korunması için hangi politika ve prosedürlerin izlenmesi gerekiyor? Örneğin çalışanların yaklaşık yüzde üçünün yaşamını yitirdiği, yüzde 30’a yakınının hastalık nedeniyle haftalarca işe gelemediği, üst düzey yöneticilerin iş yapamaz durumda olduğu ve diğer pek çok çalışanın korktuğu için işe gelmediği bir durumda çalışmaların sürekliliği nasıl sağlanacak? Hastalık izni politikalarının revize edilmesi gerekecek mi? Grip aşısı bir şirket stratejisi olarak benimsenecek mi? Grip aşısına ve diğer ilaçlara ulaşmak mümkün olacak mı?

Kuş gribi salgınında çalışanların müşteri taleplerini karşılayamaz hale geldiği ya da müşteri hizmetlerinin aksadığı durumlarda müşteri sürekliliğinin nasıl korunacağı şirketlerin üzerinde durması gereken bir diğer konu. Yanıtlanması gereken sorular ise şöyle: Şirket, olası bir grip salgınında gelişmeleri kontrol altında tutabildiğine ve yapılması gereken her şeyi yaptığına müşterilerini nasıl ikna edecek? Bunu yapabilmek için kriz planının ne kadarını müşteri ile paylaşmak gerekecek? Korku ve belirsizlik ortamında müşterinin algısını biçimlendirmek için hangi pazarlama mesajlarının verilmesi gerekir? Müşteri için şirketin hangi ürünleri kritik önem taşır?

Kaynak sürekliliğinin sağlanması ise uçakların uçmadığı, sınırların kapalı olduğu, insanların çalışamadığı ya da çalışmaya korktuğu bir ortamda önem kazanıyor. Önemli parçalar imal edilemediğinde şirketler kaynak tedarik zincirlerini nasıl canlı tutabilirler? Şirketler faaliyet için elzem olan parçaları stok etmeli mi? Nakliye aksamalarından nasıl kaçınılabilir ya da bu durum nasıl yönetilebilir? Salgın sırasında üretimin devam edebilmesi için kaynak tedarikçileri ile ilişkilerde neye dikkat etmek gerekir?

Bilgi alışverişinin gerek kurum içinde gerekse kurumlar arasında büyük önem kazandığı günümüzde, grip salgını sırasında bilgi teknolojilerinin de sürekliliğini korumak gerekiyor. Salgın sırasında önemli operasyonel verilerin korunması, entegre ve ulaşılabilir olması için hangi güvenlik prosedürlerinin hayata geçirilmesi gerekiyor? Bilgi teknolojilerinin sürekliliğinin ve performansının korunması için çalışmaların hangi iş süreci ile desteklenmesi gerekiyor?

Dünyayı saracak bir kuş gribi salgını tehdidine karşı şirketlerin tüm prosedürleri ile hazır olmaları çok önemli. Bu bakımdan, kuruluşların şimdiden hazırlıklara başlamaları ve planlarını yapmaları gerekiyor. Çünkü salgın çıktığı zaman, başarısızlık bir seçenek olmayacaktır.

Deloitte'un hazırladığı "Salgın Grip Hazırlıkları, Verimlilik ve Karlılık Yuvarlak Masa Toplantısı" adlı rapora ulaşmak için tıklayınız.

Bu konu hakkında daha fazla bilgi için
 
Kaynak: Deloitte Türkiye - Türkiye (Türkçe)

Sayfayı bastır    E-Posta
     

©2008 Deloitte Touche Tohmatsu. Her hakkı saklıdır.
Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İsviçre mevzuatına göre kurulmuş Deloitte Touche Tohmatsu'ya ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.

Deloitte Türkiye RSS