Deloitte Türkiye   Deloitte Türkiye
 
Petrolde Devlerin İktidarı Sallanıyor
Yayınlandı: 06/9/06

Deloitte, “Petrol ve Doğalgaz Sektöründe Rejim Değişikliği” başlıklı raporunu yayımladı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin ve alternatif yakıtların sektöre etkilerinin incelendiği rapora göre, alttan gelen yenilikçi şirketlerin rekabet güçleri, bugün sektörde lider pozisyonda olan dev şirketleri tehdit ediyor.

6 Eylül 2006, İstanbul; petrol ve doğalgaz sektöründeki yeni gelişmeler sektörün önde gelen şirketlerini çok zor rekabet koşullarıyla karşı karşıya bırakmaya başladı. Türkiye’de Denetim, Vergi, Yönetim Danışmanlığı, Kurumsal Finansman ve Kurumsal Risk alanlarında hizmet veren Deloitte, “Petrol ve Doğalgaz Sektöründe Rejim Değişikliği” başlıklı raporunu yayımladı. Rapora göre, 1800’lü yıllardan bugüne kadar ciddi çalkantılar yaşanmasına rağmen, temel dinamikleri bugüne kadar istikrarlı kalan bu sektördeki büyük firmalar, bugün ciddi risklerle karşı karşıya bulunuyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş ile küçük ve yenilikçi firmaların rekabeti enerji sektöründeki dengeleri alt üst etmeye aday görünüyor. Yeni dinamikleri iyi değerlendirememeleri halinde petrol devlerinin geleceği tehlikeye girebilecek. 

Son yıllarda enerji fiyatlarında yaşanan muazzam yükseliş, yeni ve daha ucuz enerji alternatifleri arayan tüketiciler ve üreticiler üzerinde baskı yaratıyor. Sundukları daha ucuz alternatifler ile yükselen yenilikçi şirketler, petrol ve doğalgaz pazarındaki rekabetin görünümünü değiştiriyor. Deloitte’un çalışmasına göre, piyasada ciddi bir bozulmaya yol açabilecek bu durum, günümüzün pazar lideri şirketleri açısından önemli riskler doğurabilir.

Rapor, petrol sektörü değer zincirinin üç ana bileşeni olan perakende, rafinaj ve arama ve üretimde ortaya çıkan risklerin önde gelen petrol şirketlerinin karlılığını olumsuz yönde etkileyeceğini ortaya koyuyor. Her üç alanda da, petrol sektörünün tüm tarihi boyunca en tepede kalmayı başarmış uluslararası devlerin sonunun gelmesi anlamı taşıyabilecek “yıkıcı güçler” ortaya çıkıyor.  “Yıkıcı Güç”  kısaca iş dünyasında alışılmışın dışında davranış biçimiyle çok büyük başarılar elde etmek diye tanımlanabilir. Temelinde devlerin dikkatini çekmeyen müşterileri  ve/veya yöntemleri deneyerek çok büyük yatırımlarla büyümeyi hedefleyen devlerden çok daha hızlı sonuçlar almak yer almaktadır.

Tüketicinin fiyat hassasiyetinin artması ve bugüne kadar fiyat odaklı rekabette avantaj sağlamış olan markalar arasındaki ayrımların ortadan kalkmaya başlamasıyla birlikte, otomotiv yakıtlarındaki pazar paylarını artıran perakende satış noktaları ilk yıkıcı gücü oluşturuyor. Ucuz yakıt şirketlerinin, ilaç, bakkaliye ve diğer mallarda olduğu gibi benzinde de aynı başarıyı sağlamaları halinde, petrol devlerinin pazar payları giderek azalacak.

İkinci yıkıcı güç ise, önde gelen firmaların Avrupa’daki ölçek ekonomisinden sağladıkları avantajı tehdit eden, atık ve petrol karışımından yakıt elde eden şirketlerin yükselmesi oluşturuyor. Bu şirketler, fiyattaki rekabeti körüklüyorlar. Yenilikçi, küçük firmalar, büyük petrol şirketlerinin rafinerilerinden ucuza satın aldıkları petrol atığından ürettikleri benzini satıyorlar. Bu şirketler, yeni iş modelleri ile dev rakiplerinin kar marjlarını azaltmayı başarıyorlar.

Son olarak, sektörün üç temel alanında faaliyet gösteren büyük kuruluşların petrol aramalarında, saha hizmetleri sağlayan şirketlerin rekabetiyle karşı karşıya kalması da ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bugüne kadar büyük firmalar tarafından taşeron olarak kullanılan bu şirketler, Arama ve Üretim alanında ağırlıklarını iyice artırmış durumdalar. Mevcut koşulların devam etmesi halinde, petrol arama alanındaki rekabet, ham petrol çıkarmanın zor olduğu ücra bölgelere ve nispeten daha küçük yataklara yönelecektir. Yeni teknolojilere daha fazla yatırım yapmak gerekecektir. Bu durum Arama ve Üretim’deki karlılığı etkileyecektir. Petrol devleri, bugünkü yoğun rekabet ortamında, yeni teknolojilere ve petrol alanlarına erişebilmek için, taşeron şirketlerle işbirliği yapmaya zorlanabilirler.

Dünyadaki sınırlı rafinaj kapasitesi, ücra ve zorlu bölgelerdeki yeni enerji kaynaklarına erişim ve alternatif yakıtların geliştirilmesi alanlarında kritik ticari savaşlar verildiğini vurgulayan Deloitte Türkiye Danışmanlık Ortağı Sibel Çetinkaya, sektördeki yeniliklerin tüm tabloyu değiştirebileceğini vurguladı. Çetinkaya sözlerine şöyle devam etti:

“Sürekli artan talep ve küresel belirsizlik yüzünden yükselen petrol fiyatları, bugüne kadar marka ve kalitenin ön planda olduğu petrol ve benzin sektöründe, fiyatı öne çıkarmıştır. Petrol faturalarının sürekli kabardığı bu dönemde alternatif yakıtlara olan talebin artmasını bekliyoruz. Bugüne kadar, çelikten disket sürücülere, havayolu hizmetlerinden finansal hizmetlere, perakendecilikten BT danışmanlığına kadar pek çok sektörde yıkıcı güçler dengeleri bozdu ve tepedeki oyuncular alaşağı edildi. Petrol devlerinin de aynı kaderi paylaşıp paylaşmayacağını piyasadaki gelişmeler ve bu şirketlerin takip edeceği yol belirleyecek.”

Deloitte'un hazırladığı "Petrol ve Doğalgaz Sektöründe Rejim Değişikliği" adlı rapora ulaşmak için tıklayınız.

Bu konu hakkında daha fazla bilgi için
 
Kaynak: Deloitte Türkiye - Türkiye (Türkçe)

Sayfayı bastır    E-Posta
     

©2008 Deloitte Touche Tohmatsu. Her hakkı saklıdır.
Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İsviçre mevzuatına göre kurulmuş Deloitte Touche Tohmatsu'ya ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.

Deloitte Türkiye RSS