Deloitte Türkiye   Deloitte Türkiye
 
Kur Dalgalanmasına Karşı Çare: Operasyonlarda Esnek Olmak
Deloitte döviz kurlarındaki belirsizliğin uluslararası firmalar için oluşturduğu riskleri değerlendirdi
Yayınlandı: 31/8/06

Son dönemde uluslararası piyasalarda yaşanan hareketlilik ve döviz kurlarındaki değişiklikler, üretimlerini, tedarik zincirlerini veya iş ve üretim süreçlerini ülke dışına taşımış şirketlerin maliyetlerini artırırken, gelirlerini azaltabiliyor. Deloitte tarafından hazırlanan “Oynak ve Belirsiz Kur ile Baş Etmek” başlıklı raporda uluslararası şirketlerin, operasyonlarında esnekliği artırabildikleri oranda, belirsizlik ortamında başarılı olabilecekleri vurgulandı.

31 Ağustos 2006, İstanbul.  Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın önde gelen kuruluşlarından Deloitte, döviz kurlarında meydana gelen dalgalanmaların oluşturduğu belirsizlik ortamının uluslararası şirketler üzerindeki etkilerini  inceledi. Rapor, belirsizliğin yarattığı olumsuz sonuçlardan kurtulabilmek için şirketlerin ülke dışındaki tedarik zincirlerinde, üretim merkezlerinde ve dağıtım ağlarında dinamik davranarak gerekli düzenlemeleri yapmaları gerektiğini kaydetti. Deloitte’un hazırladığı “Oynak ve Belirsiz Kur ile Baş Etmek” başlıklı raporda özellikle Amerikan dolarındaki değer kaybının ardından, ABD dışında operasyonları olan Amerikan şirketlerinin durumuna dikkat çekildi.

Raporda Amerikan dolarının uzun süre değerlendikten sonra son yıllarda değer yitirmeye başladığına dikkat çekildi ve ABD’de giderek azalan tasarruf oranlarına karşılık sürekli büyüyen ve 617 milyar doları geçen dev bütçe açığının buna yol açtığı ifade edildi. Rapora göre, 2000 yılından bu yana dolar Euro’ya karşı yüzde 50, 2002’den beri ise Yen ve Kanada dolarına karşı yüzde 25 değer kaybetti.

Kur değişikliklerinin getirdiği risklere karşı operasyonel önlemler
Rapora göre, kurlardaki dalgalanmalara, yalnızca yol açtıkları finansal sorunlar açısından yaklaşmak yeterli olmuyor. Örneğin satışlarda kuru sabitlemek kısa ve orta vadede kur değişikliğinden kaynaklanan finansal riski gideriyor, ancak maliyet artışı – gelir azalması ikileminin uzun vadede nakit akışında sorun yaratmasına engel olamıyor. Kurun sürekli değer yitirmesi tedarik zincirini aksatabildiği gibi, emek maliyetini artırabiliyor ve operasyonlarını farklı coğrafyalara yaygınlaştırabilmiş rakipler karşısında şirketin rekabet gücünü olumsuz etkileyebiliyor.

Deloitte tarafından hazırlanan “Oynak ve Belirsiz Kur ile Baş Etmek” raporu kur riskine karşı entegre bir yaklaşımın ortaya konulması gereğine dikkat çekiyor. Raporda bugüne dek farklı şirketler tarafından, kur dalgalanmalarına karşı uygulamaya konulan operasyonel önlemler şöyle sıralanıyor:

• Üretimin ve stratejik tedarik üslerinin nihai pazara taşınması:1980’lerin ortalarında Yen aşırı değerlendiğinde pek çok Japon şirketi ihracat yaptıkları ülkelerde yerel üretim ve tedarik yatırımları gerçekleştirmişler ve kur dalgalanmalarından daha az etkilenen bir yapıya kavuşmuşlardı.

• Tedarik zincirinin optimize edilmesi: Küreselleşme geliştikçe pek çok şirket kaynaklarında, üretim ve  lojistik ağında esnekliğe giderek, optimal karar almayı kolaylaştırdı. Bu sayede, talebin yönü belli olana kadar kararları ertelemek veya kaynak temini ve üretimi o anda kur riski göstermeyen bölgelerde yoğunlaştırmak mümkün oluyor.

• Satış ve pazarlama yatırımlarının kurun daha güçlü olduğu pazarlara yönlendirilmesi: Şirketler satış ve pazarlama kanallarına esneklik kazandırarak kaynakları kurun güçlü olduğu pazarlara yönlendirebiliyorlar. Böylece satış gelirleri yükseliyor.

• İhracatı güçlendirecek şekilde ürün geliştirme: Şirketler, yüksek talepli pazarlar için ürünlerinde bölgesel beğenilere uygun yenilikler yapabilecekleri evrensel ürün platformları oluşturabiliyorlar. Böylece talep üzerine kısa sürede üründe yenilik yapmak mümkün oluyor ve ihracat artıyor.

 Ülke dışında sürdürülen ve outsource edilen operasyonlarda verimliliğin artırılması: Ülke dışındaki operasyonlarda, kurun değer kazanması nedeniyle ortaya çıkan maliyet artışını dengelemek için şirketler verimliliği artıran operasyonel gelişim programları ile ilgili yatırımlar gerçekleştiriyorlar.

Deloitte hakkında
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, 150 ülkede, 700 ofiste, 135 bin personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitte’un 2005 yılı cirosu 20 milyar dolardır.

İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Müşteri portföyündeki ülke, dil, para birimi ve kültür farklılıkları, kuruluşun gelişmekte olan pazarlardaki liderliğinin bir göstergesini oluşturuyor.

Türkiye’de çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul ve Ankara’da 500’ü aşkın çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte’un Türkiye’de denetim, vergi, yönetim danışmanlığı, kurumsal finansman ve kurumsal risk alanlarında hizmet veren beş şirketi bulunuyor.

Deloitte'un hazırladığı "Oynak ve Belirsiz Kur ile Baş Etmek" adlı rapora ulaşmak için tıklayınız.

Bu konu hakkında daha fazla bilgi için
 
Kaynak: Deloitte Türkiye - Türkiye (Türkçe)

Sayfayı bastır    E-Posta
     

©2008 Deloitte Touche Tohmatsu. Her hakkı saklıdır.
Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İsviçre mevzuatına göre kurulmuş Deloitte Touche Tohmatsu'ya ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.

Deloitte Türkiye RSS